Ana SayfaGaleriMICHELLE DOCKERY’NİN EVİ: YENİ LÜKS, EVİNİZİN BAŞKALARINA BENZEMEMESİDİR.

MICHELLE DOCKERY’NİN EVİ: YENİ LÜKS, EVİNİZİN BAŞKALARINA BENZEMEMESİDİR.

LÜKS EVLER

MICHELLE DOCKERY’NİN EVİ: LÜKS, KENDİNE AİT BİR HİKÂYE YARATMAKTIR

Downton Abbey yıldızı Michelle Dockery’nin Londra’daki evi, gösterişli olmaktan çok kişisel.
Sanat eserleri, antika pazarlarından toplanmış parçalar, aile yadigârları, özel üretim mobilyalar, köpeği Alfie’ye gönderme yapan detaylar ve sevdiği renkler… Bu evde neredeyse her şeyin bir hikâyesi var. Architectural Digest’in Open Door turunda Dockery de evini bu kişisel dokunuşlar üzerinden anlatıyor.

“Burası bizim en çok vakit geçirdiğimiz yer.”

Dockery için evin merkezinde mutfak ve yaşam alanı var.

Evi satın aldıklarında mutfak daha küçük, yemek odası ise ayrı ve karanlık bir bölümmüş. Duvarları kaldırarak ve bir ek alan oluşturarak bu bölümleri tek, geniş bir yaşam alanına dönüştürmüşler.

Ama önemli olan yalnızca alanı büyütmek değil.

Mutfakta yemek pişirirken arkadaşlarıyla iletişimini koparmamak için ocağın adanın ortasında olmasını özellikle seviyor.

Yani tasarım, yalnızca nasıl göründüğüyle değil, nasıl yaşandığıyla ilgili.


LÜKS BAZEN BİR “ÇAMUR ODASI”DIR

Dockery’nin evinde belki de en ilginç lüks tanımlarından biri girişte karşımıza çıkıyor:

Boot room.

Paltoyu, ayakkabıyı yere atmak; köpekle çamurlu bir yürüyüşten dönmek için ayrılmış özel bir alan.

Ve Alfie’nin tasarımcı Rose Uniacke imzalı kendi askıları bile var.

İlk bakışta küçük bir detay.

Ama aslında yeni lüksün önemli bir tarifini veriyor:

Lüks, kullanılmayan mükemmellik değil; hayatı kolaylaştıran tasarımdır.


EVİNİZİN HİKÂYESİ DUVARLARDA ASILI OLABİLİR

Dockery’nin koridoru klasik anlamda sadece bir geçiş alanı değil.

O, yıllar içinde topladığı sanat eserlerini sergilediği bir galeri koridoru.

Bazıları Etsy’den, bazıları antika pazarlarından.

Ve evin farklı noktalarında kendi köpeği Alfie’ye benzeyen sighthound figürleri ve görselleri bulunuyor.

Bu, dekorasyonun katalogdan seçilmiş bir bütün olmadığını gösteriyor.

Ev zaman içinde oluşuyor.

Toplanıyor.
Hatırlanıyor.
Biriktiriliyor.

Ve sonunda sahibine benziyor.


ZANAATIN DEĞERİ

Yemek alanındaki özel tasarım konsol, mermer yüzeyi ve mobilyaların önemli bir bölümü de bu evin başka bir özelliğini ortaya koyuyor:

El emeği.

Dockery, mobilyaların bir kısmının birlikte çalıştıkları Suriyeli iki marangoz kardeş tarafından üretildiğini anlatıyor.

Bu detay önemli.

Çünkü yeni lüks yalnızca pahalı malzemeyi değil, ustalığı, emeği ve kişiye özel üretimi de değerli görüyor.

Seri üretim bir nesne yerine, sizin için üretilmiş bir mobilya…

İşte kişiselleştirmenin gerçek karşılığı biraz da burada.


KIRMIZIYI SEVİYORUM

Dockery’nin evinde kırmızı küçük dozlarda karşımıza çıkıyor.

Bir raf ünitesi…

Bir obje…

Bir detay…

Hatta evin farklı bölümlerinde kırmızının tekrar ettiğini özellikle gösteriyor.

Çünkü tasarımın amacı tek bir “doğru” estetik yaratmak değil.

Sahibinin zevkini görünür kılmak.

Yeşil mutfak kapıları da bunun başka bir örneği. Dockery, evi ilk gördüğünde bu rengi sevmiş ve renovasyon sırasında korumak istemiş.

Yeni eklenen bölüm de mevcut karakteri yok etmek yerine onun etrafında şekillenmiş.


EN DEĞERLİ EŞYALAR HER ZAMAN EN PAHALILARI DEĞİLDİR

Aile odasında Dockery’nin büyükannesinden kalan gümüş takımlar bulunuyor.

Bu parçaları Noel ve özel günlerde kullanıyor.

Başka bir odada ise Maggie Smith’in hediye ettiği eski kitaplar var.

Bir başka yerde, Downton Abbey döneminden kalan küçük hatıralar…

Bir fotoğraf…

Bir senaryo…

Bir ödül…

Ve köpeğine benzeyen küçük bir figür.

Bunların hiçbiri yalnızca dekorasyon objesi değil.

Hepsi bir hafıza taşıyor.

İşte belki de lüksün en kişisel hali burada başlıyor:

Bir eşyanın değeri, yalnızca fiyatıyla değil; sizin için taşıdığı anlamla ölçülebilir.


SESSİZ LÜKS: KENDİNE AİT BİR ALAN

Dockery’nin çalışma odası ise evin en aydınlık bölümlerinden biri.

Burada çalışıyor, okuyor, müzik dinliyor ve senaryolarını okuyor.

Odaya özel olarak sakin hissettiren bir sanat eseri yaptırmış.

Yani sanat eseri, yalnızca duvara güzel görünsün diye seçilmemiş.

Mekânın nasıl hissettirmesi gerektiği düşünülerek seçilmiş.

Bu, “Yeni Lüks”ün önemli bir dönüşümünü gösteriyor:

Gösterişten duyguya.
Tüketimden deneyime.
Dekorasyondan kişiselliğe.


YATAK ODASI: LÜKSÜN SESSİZ TARAFI

Ana yatak odasında ise bütün atmosfer sakinleşiyor.

Renkler daha yumuşak.

Yeşiller, doğal tonlar, özel üretim dolaplar, sanat eserleri ve dört direkli yatak…

Dockery’nin ifadesiyle burası sakin ve güzel bir alan olarak tasarlanmış.

Banyoda kullanılan Verde Luana mermeri ve yatak odasından banyoya devam eden renk paleti de bütünlüğü tamamlıyor.


MICHELLE DOCKERY’NİN EVİ BİZE NE SÖYLÜYOR?

Bu evin lüksü metrekarelerinde değil.

Hikâyesinde.

Bir köpek için ayrılmış küçük bir alan.

Yıllar içinde toplanmış sanat eserleri.

Aileden kalan gümüşler.

Arkadaşlardan gelen hediyeler.

Özel üretim mobilyalar.

Ustanın elinden çıkan detaylar.

Sevilen bir renk.

Hatırlanan bir film.

Bir senaryo.

Bir fotoğraf.

Bir fincan kahve için ayrılmış küçük bir köşe.

Ve ailenin birlikte yemek yiyebileceği geniş bir mutfak.

Bütün bunlar aynı şeyi söylüyor:

YENİ LÜKS, EVİNİZİN BAŞKALARINA BENZEMEMESİDİR.

Çünkü gerçek lüks, herkesin sahip olmak istediği eve sahip olmak değil;

kendinizi içinde gerçekten bulabildiğiniz bir eve sahip olmaktır.

Michelle Dockery’nin evi bu anlamda bir “lüks ev”den çok daha fazlası:

KENDİNE AİT BİR DÜNYA.

Ve belki de bugün lüksün en değerli tarafı tam olarak budur.


#MichelleDockery #LuxuryHomes #LuxuryInterior #InteriorArchitecture #InteriorDesign #LuxuryDesign #NewLuxury #YeniLüks #LüksEvler #LüksYaşam #SessizLüks #QuietLuxury #KişiselleştirilmişTasarım #PersonalizedDesign #TimelessDesign #InteriorInspiration #HomeTour #ArchitecturalDigest #DesignInspiration #LuxuryLifestyle #ModernLuxury #HomeDesign #İçMimarlık #Mimarlık #Tasarım #EvTasarımı #Zanaat #ÖzelTasarım #YaşamAlanı

BENZER İÇERİKLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

REKLAM

spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Son Eklenenler