
Michelle: Konfor Alanından Çıktı, Kendi Ormanından Kendi Evini Kurdu

MICHELLE

Konfor Alanından Çıktı, Kendi Ormanından Kendi Evini Kurdu
British Columbia’da bir cerrahi hemşireden ahşap ustasına uzanan sıra dışı bir hikâye
Doğanın içinde, geniş bir arazide, ormana ve suya bakan bir evde yaşamak…
Birçok insanın hayalidir.
Ama bu hayali gerçekten yaşamak için bazen alışılmış hayatınızı geride bırakmanız gerekir.
Michelle’in hikâyesi de tam olarak böyle başladı.
Yıllarca uzun saatler boyunca cerrahi hemşire olarak çalıştı.
Yoğun bir iş hayatı vardı.
Küçük bahçesinde doğayla bağ kurmaya çalışıyor, ama içten içe daha geniş, daha özgür ve doğayla daha iç içe bir yaşamın özlemini çekiyordu.
Sonra hayat ona yeni bir kapı açtı.
Ve Michelle o kapıdan içeri girdi.
HAYATIN YÖNÜ DEĞİŞİYOR
Michelle, eşi Steve ile yeniden karşılaştığında hayatının yönü değişmeye başladı.
İlişkilerinin ilk beş ayını birlikte seyahat ederek geçirdiler.
Birbirlerini tanıdılar.
Birbirlerine âşık oldular.
Ve kısa süre sonra evlendiler.
Steve’in British Columbia’daki 10 dönümlük arazisinde birlikte yaşamaya başladılar.
Bugün evliliklerinin üzerinden 10 yıl geçmiş durumda.
Michelle, kırsal yaşama geçişinin arkasındaki en önemli nedenlerden birinin “dünyanın en harika adamıyla evlenmek” olduğunu söylüyor.
Ama Steve’in ona verdiği başka bir şey daha vardı:
Özgürlük.
Kendisini yeniden keşfetme ve konfor alanının dışına çıkma özgürlüğü.
SUYA DOĞRU
Michelle ve Steve kırsaldaki hayatlarını seviyordu.
Ama bir eksikleri vardı:
Su.
Steve tutkulu bir denizciydi.
Michelle ise her zaman su kenarında bir mülke sahip olma fikrini seviyordu.
2013 yılında birlikte bir tatil evi aramaya başladılar.
Ve Michelle iki yan yana, 10’ar dönümlük iki arazi buldu.
Eve yaklaşık iki saat uzaklıktaki bu topraklar, yoğun ormanları, tepeleri ve kayalıklarıyla suyun üzerinden dağlara uzanan olağanüstü manzaralar sunuyordu.
İki araziyi de satın aldılar.
Sonra suyun kenarına küçük bir off-grid kabin yaptırdılar.
Ardından bir dış tuvalet ve depo inşa ettiler.
Ama bir sorun vardı.
Her yeni proje…
daha fazla kereste demekti.
Her kereste ise…
kereste deposuna yeni bir yolculuk.
Zaman geçtikçe bunun hem pahalı hem de yorucu olduğunu fark ettiler.
Michelle’in aklına başka bir fikir geldi.
BİR TESTEREYLE BAŞLAYAN YENİ HAYAT
Bir gün yürüyüş sırasında Michelle, komşusunun bahçesinde bir kereste biçme makinesi gördü.
Makinenin sahibi ona sistemin nasıl çalıştığını gösterdi.
Michelle daha önce hiç taşınabilir kereste biçme makinesi kullanmamıştı.
Ama bir anda şunu düşündü:
Neden kendi kerestemi kendim üretmeyeyim?
Steve de bunun mantıklı olduğunu düşündü.
Çünkü iki arazide de bol miktarda ağaç vardı.
Steve makineyi kullanmak istemese de Michelle’i öğrenmesi için destekledi.
Michelle araştırdı.
Ve sonunda kendi HM126 taşınabilir kereste biçme makinesini satın aldı.
Artık kereste almak için mağazaya gitmek yerine…
orman ona malzeme sağlayacaktı.
AĞAÇTAN KERESTEYE
Michelle makinesini evlerinin bulunduğu araziye kurdu.
Ve öğrenmeye başladı.
Çam…
Sedir…
Göknar…
Baldıran…
Ağaçları kütüklere, kütükleri ise kullanılabilir keresteye dönüştürdü.
İlk başta bu yalnızca bir ihtiyaç çözümüydü.
Ama kısa sürede bir tutkuya dönüştü.
Eski ahşapları kurtarmayı ve onları yeni bir şeye dönüştürmeyi de seviyordu.
Bir ağacın hikâyesi artık onun ellerinde devam ediyordu.
Ormandan keresteye…
Keresteden yapıya…
Yapıdan yaşama…
Michelle için bu süreç giderek bir yaşam biçimine dönüşmeye başladı.
ÖNCE KÜÇÜK BİR EV
Michelle’in büyük bir hayali vardı.
Suyun üzerinde, kayalığın kenarında, muhteşem manzaraya bakan küçük bir kabin yapmak.
Ama büyük bir yapıya hemen başlamadı.
Önce kendisini sınamak istedi.
Küçük bir yapı yaparak temel inşaat becerilerini öğrenmeye karar verdi.
Ve bunun için mükemmel bir fikir buldu:
Köpek kulübesi.
Michelle ve Steve’in köpekleri kurtarmaya özel bir ilgisi vardı.
Bu yüzden Michelle kendi biçtiği sedirleri kullanarak bir köpek şalesi yapmaya başladı.
El testeresiyle çalıştı.
Ölçtü.
Kesti.
Birleştirdi.
Ve sonunda ortaya küçük ama son derece özel bir yapı çıktı.
Siyah renkteydi.
İçinde dört köpek için ayrı yatak vardı.
Her yatağın da kendi penceresi…
ve dışarıdaki manzaraya bakma imkânı vardı.
Bu küçük yapı aslında çok daha büyük bir şeyin başlangıcıydı.
Michelle artık yapmayı öğreniyordu.
MICHEYGOSS DOĞUYOR
Michelle, YouTube’da ahşap işleri ve kereste biçme konusunda birçok video izliyordu.
Ancak bir şeyi fark etti:
Kadın kerestecilerin hikâyeleri çok azdı.
Oysa onun artık anlatacak çok şeyi vardı.
Ahşap projeleri…
Off-grid yaşam…
Kendi arazisi…
Kereste biçme…
Kabin inşası…
Ve Steve’le birlikte çıktıkları yelken maceraları…
Bütün bunları bir YouTube kanalında paylaşmaya karar verdi.
Kanalının adını Michygoss koydu.
2021 yılının Şubat ayında videolar yayınlamaya başladı.
Ve kısa süre içinde insanlar onun hikâyesini takip etmeye başladı.
Çünkü Michelle yalnızca bir yapı göstermiyordu.
Bir yaşam biçimi gösteriyordu.
UÇURUMUN KENARINDA BİR KABİN
2021 yılının Mayıs ayında Michelle sonunda hayalindeki yeri buldu.
Gölün üzerinde, kayalıkların kenarında küçük bir kabin…
Ama buraya ulaşmak hiç kolay değildi.
Kamyonunu demiryolu hattının yanında bırakıyor ve oradan aşağıya yürüyordu.
Aletler…
keresteler…
malzemeler…
Hepsini bu zorlu araziden geçirmek gerekiyordu.
Michelle yine çözüm buldu.
Önce küçük bir depo yaptı.
Böylece bütün aletleri her seferinde yukarıdan aşağıya taşımak zorunda kalmayacaktı.
Hatta depoya bir yatak bile koydu.
Yorulduğunda geceyi orada geçirebilecekti.
Ama ağır malzemelerin taşınması hâlâ büyük bir problemdi.
“SKY MULE”
Burada Steve’in mühendislik bilgisi devreye girdi.
Michelle ve Steve birlikte bir “Sky Mule” sistemi geliştirdiler.
Bir makara sistemi…
Ve ağır malzemelerin yukarıdan aşağıya kontrollü şekilde indirilmesini sağlayan yaratıcı bir çözüm.
Böylece Michelle’in ulaşılması zor kabin alanına malzeme taşıması mümkün hale geldi.
Bu ayrıntı Michelle’in hikâyesinin en güzel taraflarından biri.
Çünkü karşısına çıkan her problem için:
“Yapamam.”
demek yerine…
“Bunu nasıl yapabilirim?”
diye soruyor.
İşte gerçek ustalık belki de tam burada başlıyor.
KADININ GÜCÜ BAZEN CESARETTİR
Michelle’in hikâyesi yalnızca bir kadının testere kullanması değil.
Bir kadının…
yeni bir şey öğrenmeye cesaret etmesi.
Bilmediği bir makineyi kullanmayı öğrenmesi.
Ağaç biçmesi.
Kereste üretmesi.
Yapı inşa etmesi.
Kendi hatalarından öğrenmesi.
Ve her yeni projeyle sınırlarını biraz daha genişletmesi.
Onun hikâyesindeki en önemli kelime belki de:
Cesaret.
Çünkü insanın hayatını değiştiren şey çoğu zaman sahip olduğu bilgi değil…
öğrenmeye istekli olmasıdır.
Michelle marangoz olarak doğmadı.
Kereste biçmeyi yıllarca öğrenmedi.
İnşaat ustası olarak yetişmedi.
Ama başladı.
Denedi.
Hata yaptı.
Öğrendi.
Ve devam etti.
AHŞABIN KADIN USTALARI
İşte “Ahşabın Kadın Ustaları” serisinin anlatmak istediği hikâye de tam olarak bu.
Kadınların ahşaba dokunması yeni bir şey değil.
Ama bugün dünyanın farklı yerlerinde kadınlar artık yalnızca ahşabı işlemiyor.
Kendi evlerini kuruyorlar.
Kendi kerestelerini üretiyorlar.
Kendi yaşam alanlarını tasarlıyorlar.
Ve kendi hayatlarının sınırlarını yeniden çiziyorlar.
Michelle bunun British Columbia’daki örneklerinden biri.
Türkiye’de ise Fatma Yoldaş…
Sare Kaya İrgali…
Zeynep Akgül…
Nurgül Zeray…
gibi kadınlar farklı coğrafyalarda ahşap ustalığının kadın yüzünü ortaya koyuyor.
Hepsinin hikâyesi farklı.
Ama ortak bir cümleleri var:
“Öğrenebilirim.”
Ve sonra:
“Yapabilirim.”
AHŞAP SADECE MALZEME DEĞİLDİR
Michelle’in hikâyesinde bizi ağacın kendisinden daha fazla etkileyen bir şey var.
Ağaca yüklediği anlam.
Bir ağacı kesiyor.
Onu keresteye dönüştürüyor.
Sonra o keresteyi bir yapıya dönüştürüyor.
Ama aslında yaptığı şey bundan daha büyük.
Kendi hayatını dönüştürüyor.
Belki de ahşabın insanla kurduğu bağ tam olarak burada.
Ağaç büyür.
İnsan onu işler.
Ve sonunda ortaya sadece bir yapı çıkmaz.
Bir yaşam alanı çıkar.
Bir yuva çıkar.
Bir hikâye çıkar.
FİNAL
[Michelle – orman – kereste biçme – göl – kabin – köpekler – gün batımı]
Michelle yıllarca bir hastanenin yoğun temposunda çalıştı.
Bugün ise British Columbia’nın ormanlarında…
kendi ağaçlarını biçiyor.
Kendi kerestesini üretiyor.
Kendi projelerini yapıyor.
Kendi kabinini inşa ediyor.
Ve bütün bunları dünyayla paylaşıyor.
Onun hikâyesi bize şunu söylüyor:
Hayatın size sunduğu yol, gitmek zorunda olduğunuz tek yol değildir.
Bazen başka bir yol vardır.
Daha zor…
Daha bilinmez…
Ama daha özgür.
O yola girmek için ise önce bir adım atmak gerekir.
Michelle o adımı attı.
Hem de hayatının ortasında.
Bir cerrahi hemşire olarak başladığı yolculuk…
onu bir kereste biçme makinesinin başına getirdi.
Bir ağaç…
bir kereste…
bir köpek kulübesi…
bir kabin…
ve sonunda yeni bir hayat.
Belki de mesele hiçbir zaman…
“Kadın bunu yapabilir mi?”
sorusu değildi.
Asıl soru şuydu:
“Bir insan hayal ettiği hayatı kurmak için ne kadar ileri gidebilir?”
Michelle’in cevabı ise çok açık:
Öğrenebildiğin kadar.
Deneyebildiğin kadar.
Cesaret edebildiğin kadar.
Çünkü bazen…
konfor alanından çıkmak, hayatın kendisine girmektir.
İşte bu yüzden:
AHŞABIN KADIN USTALARI
YUVAYI DİŞİ KUŞ YAPAR.
Ama bazı kadınlar…
yalnızca yuvayı yapmıyor.
Ağacı seçiyor.
Ağacı keresteye dönüştürüyor.
Keresteden yapıyı kuruyor.
Ve kendi hayatına da yeniden şekil veriyor.
Michelle’in British Columbia’daki hikâyesi tam olarak bunun hikâyesi:
Bir kadının, bir ağacı ve kendi hayatını aynı anda dönüştürmesinin hikâyesi.
Hashtagler
#AhşabınKadınUstaları #YuvayıDişiKuşYapar #Michelle #Michygoss #KadınUsta #KadınMarangoz #KadınKeresteci #AhşapUstası #AhşapEv #AhşapKabin #KabinYapımı #CabinBuild #CabinLife #OffGrid #OffGridLiving #OffGridCabin #Woodworking #WomenWhoBuild #WomenInWoodworking #Sawyer #FemaleSawyer #Sawmill #PortableSawmill #Lumber #Kereste #KeresteÜretimi #BritishColumbia #Canada #DoğaylaYaşam #KendiEviniYap #KendinYap #DIY #WoodCabin #Timber #WoodArchitecture #AhşapMimari



