Mimarlık ve Mühendislik Projelerinde Dijital Dönem Başlıyor 📢
5 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni
Yönetmelikle, yapı ruhsatı başvurularında sunulacak mimarlık ve mühendislik projelerinin dijital ortamda hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. BIM tabanlı proje üretimi, IFC veri formatı ve PDF/A belge standartlarını esas alan düzenleme, belirlenen geçiş takvimi kapsamında 1 Eylül 2027 tarihinden itibaren kademeli olarak uygulanacak.
Bir yapıyı yalnızca çizmek değil; onu verisiyle birlikte tasarlamak, yönetmek ve geleceğe aktarmak artık mimarlık ve mühendislik dünyasının en önemli gündemlerinden biri.
Yeni düzenlemeyle birlikte mimarlık ve mühendislik projelerinin dijital ortamda hazırlanması, belirli standartlarda teslim edilmesi ve dijital olarak arşivlenmesine yönelik yeni bir dönem başlıyor.
Peki BİM nedir ve neden bu kadar önemli?
BİM’İN TARİFİ
B – BİLGİ
BIM, yalnızca üç boyutlu bir model değildir. Yapının geometrisinden malzeme bilgisine, teknik özelliklerinden metrajına kadar çok sayıda verinin aynı dijital model içerisinde yönetilmesini sağlar.
İ – İŞBİRLİĞİ
Mimar, statik mühendis, mekanik ve elektrik mühendisleri aynı proje verisi üzerinden çalışabilir. Böylece disiplinler arasındaki koordinasyon güçlenir, çakışmalar daha tasarım aşamasında fark edilebilir.
M – MODEL
Ortaya çıkan dijital model, yapının yalnızca görsel bir temsilini değil, aynı zamanda yapıya ilişkin bilgileri taşıyan yaşayan bir proje verisini oluşturur.
NEDEN DİJİTALLEŞİYORUZ?
Çünkü geleceğin yapısı yalnızca beton, çelik, ahşap veya camdan oluşmayacak.
Geleceğin yapısı aynı zamanda veriden oluşacak.
Dijital proje süreçleri; tasarımın kontrolünü, disiplinler arası koordinasyonu, proje arşivini ve yapı yaşam döngüsünün yönetimini daha sistemli hale getirebilir.
Bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri de hata ve bilgi kaybının azaltılması olacak.
Bir projede yapılan değişikliğin diğer disiplinlere doğru şekilde aktarılması, metrajların güncellenmesi, proje bilgilerinin standartlaştırılması ve yapıya ilişkin verilerin gelecekte de kullanılabilmesi BIM yaklaşımının temel avantajları arasında yer alıyor.
2027’DEN 2032’YE UZANAN YENİ DÖNEM
Yeni düzenlemeyle birlikte dijital proje hazırlama ve teslim süreçlerinin 1 Eylül 2027 tarihinden itibaren kademeli olarak uygulanması öngörülüyor.
Bu süreç yalnızca yeni bir dosya formatına geçiş anlamına gelmiyor.
Asıl değişim;
Çizimden modele,
modelden veriye,
veriden yönetime
geçişi ifade ediyor.
Mimarlık ve mühendislik meslekleri açısından bakıldığında bu dönem, çalışma alışkanlıklarının ve proje üretim kültürünün yeniden şekillenmesini beraberinde getirebilir.
ASIL SORU
BIM kullanmak yalnızca bir yazılım öğrenmek midir?
Hayır.
BIM; tasarım, koordinasyon, veri yönetimi ve proje üretim süreçlerinin birlikte düşünülmesini gerektiren yeni bir çalışma kültürüdür.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde başarılı olacak ofisler yalnızca iyi tasarım yapanlar değil; tasarım bilgisini doğru şekilde yönetenler olacaktır.
BİM’İN GELECEK FORMÜLÜ
Tasarım + Veri + Koordinasyon + Standart + İşbirliği = Daha güçlü proje
Dijitalleşen mimarlık, geleceğin yapısını yalnızca nasıl görüneceği üzerinden değil, nasıl üretileceği, nasıl yönetileceği ve nasıl yaşayacağı üzerinden de tasarlıyor.
#DijitalDönüşüm #BIM #BIMTürkiye #Mimarlık #Mühendislik #DijitalMimarlık #YapıBilgiModellemesi #BIMModelleme #CAD #DijitalProje #MimariTasarım #MühendislikProjeleri #YapıSektörü #İnşaatSektörü #AkıllıYapılar #AkıllıKentler #YapıTeknolojileri #ProjeYönetimi #Dijitalleşme #MimarlıkGeleceği #MühendislikGeleceği #Köyceğiz #Muğla #SürdürülebilirMimarlık



