
ZEMİNİ SADECE ÖLÇMEK DEĞİL, HARİTALAMAK
Bir yapının güvenliği yalnızca üstyapıyla başlamaz.
Yapının hikâyesi zeminde başlar.
Geoteknik mühendisliği; zeminin taşıma kapasitesini, oturma davranışını, yeraltı suyunu, tabakalanmasını, deprem etkisindeki davranışını ve zemin–temel ilişkisini araştırır.
Peki bu veriler yalnızca bir raporda mı kalmalı?
Hayır.
GIS teknolojileri sayesinde farklı noktalarda elde edilen geoteknik veriler mekânsal olarak bir araya getirilebilir.
SONDAJ
↓
ZEMİN VERİSİ
↓
JEOLOJİ
↓
TOPOĞRAFYA
↓
YERALTI SUYU
↓
DEPREM / SIVILAŞMA RİSKİ
↓
TEMEL TASARIMI
↓
ZEMİN İYİLEŞTİRME
Böylece tek tek sondaj noktalarından elde edilen bilgiler, daha geniş bir alanın mühendislik kararlarına dönüşebilir.
Burada önemli ayrım:
GIS zemin etüdünün yerine geçmez.
GIS; zemin etüdü, jeoloji, topoğrafya, deprem, altyapı ve yapı verilerini aynı mekânsal sistem içerisinde ilişkilendiren güçlü bir mühendislik aracıdır.
GEOTEKNİK + GIS
ZEMİNİ ANLA.
MEKÂNLA İLİŞKİLENDİR.
RİSKİ GÖR.
DOĞRU KARARI VER.
Bu seri bundan sonra;
ZEMİN → JEOLOJİ → DEPREM → SU → TEMEL → ZEMİN İYİLEŞTİRME → GIS → BIM → YAPI
ilişkisini mühendislik açısından ele alacak.
#Geoteknik #GeoteknikMühendisliği #GIS #CoğrafiBilgiSistemleri #BIM #Zemin #ZeminEtüdü #ZeminMühendisliği #Zeminİyileştirme #Deprem #Sıvılaşma #Jeoloji #Jeoteknik #TemelMühendisliği #YapıMühendisliği #İnşaatMühendisliği #Altyapı #Topoğrafya #YeraltıSuyu #DepremMühendisliği #Dijitalİnşaat #DijitalDönüşüm #SmartConstruction #Engineering #Geospatial



