Konut piyasasında son yılların en dikkat çekici verilerinden biri Deutsche Bank Research Institute tarafından yayımlanan “Mapping the World’s Prices 2025” araştırmasından geldi.
Araştırma, dünyanın 69 önemli kentindeki konut, kira, maaş ve yaşam maliyetlerini karşılaştırıyor. Deutsche Bank, konut ve kira verilerinde Numbeo kaynaklı küresel verileri kullanıyor ve bu verilerin resmi istatistiklere göre daha oynak olabileceğini özellikle belirtiyor.
İstanbul’da 5 yılda kira %193 arttı
Rapora göre İstanbul şehir merkezinde üç odalı bir dairenin ortalama aylık kirası:
2020 → 602 dolar
2025 → 1.764 dolar
Bu, beş yılda dolar bazında yaklaşık %193,3’lük artış anlamına geliyor. İstanbul böylece araştırmadaki şehirler arasında 2020–2025 döneminde üç odalı şehir merkezi kiralarındaki artış oranında birinci sıraya yerleşiyor.
Ancak burada önemli bir ayrım var:
İstanbul dünyanın en pahalı kira şehri değil; kira artışının en hızlı gerçekleştiği şehir.
Örneğin 2025’te şehir merkezindeki üç odalı daire kirası New York’ta 8.388 dolar iken İstanbul’da 1.764 dolar. İstanbul, mutlak kira seviyesinde yaklaşık 53. sırada bulunuyor.
Asıl sorun: kira ile gelir arasındaki makas
İstanbul açısından daha çarpıcı olan başka bir gösterge ise kira–maaş ilişkisi.
2025 verilerine göre şehir merkezindeki tek yatak odalı bir dairenin kirasının ortalama net maaşa oranı %101,52 olarak hesaplanıyor. Başka bir ifadeyle, ortalama net maaş tek başına bu kira bedelini karşılamaya dahi yetmiyor.
Bu nedenle İstanbul’daki konut sorununu yalnızca:
“Evler pahalılaştı.”
şeklinde okumak yeterli değil.
Asıl mesele:
Konut maliyetleri ile gelir arasındaki dengenin bozulması.
Peki neden bu kadar önemli?
Çünkü konut yalnızca bir yatırım aracı değil; insanların yaşamını sürdürebilmesi için temel bir ihtiyaç.
Kira yükseldiğinde bunun etkisi sadece kiracıyla sınırlı kalmıyor.
Kira ↑
↓
Hane giderleri ↑
↓
Tasarruf kapasitesi ↓
↓
Konut satın alma gücü ↓
↓
Konut talebinin yapısı değişiyor
↓
Gayrimenkul piyasasının davranışı değişiyor.
Bu nedenle kira verileri, yalnızca emlak sektörünün değil; şehirlerin geleceğinin de önemli bir göstergesi.
İstanbul’un hikâyesi aslında bir “fiyat” hikâyesinden daha büyük
Deutsche Bank araştırmasının bize gösterdiği en önemli noktalardan biri şu:
Bir şehrin gayrimenkul piyasasını anlamak için yalnızca metrekare fiyatına bakmak yeterli değildir.
Kira,
gelir,
satın alma gücü,
konut arzı,
talep,
finansman maliyeti
ve şehirdeki yaşam maliyetleri birlikte değerlendirilmelidir.
Tam da bu nedenle Archimade olarak gayrimenkule yalnızca “kaç TL?” sorusuyla değil;
“Bu şehirde yaşamak, kiralamak ve ev sahibi olmak ne kadar mümkün?”
sorusuyla bakmak gerekiyor.
Kaynak
Deutsche Bank Research Institute – Mapping the World’s Prices 2025. Araştırma 69 küresel şehri karşılaştırıyor; Deutsche Bank, çalışmada Numbeo verilerinden yararlandığını belirtiyor.
Deutsche Bank Research – Mapping the World’s Prices 2025
Deutsche Bank’ın 2025 araştırmasına göre İstanbul’da şehir merkezindeki 3 odalı dairenin ortalama kirası 2020’de 602 dolar iken 2025’te 1.764 dolara yükseldi.
📈 5 yılda artış: %193,3
İstanbul böylece kira seviyesinde değil, kira artış hızında dünyanın zirvesine çıktı.
Daha da çarpıcı olanı: Şehir merkezindeki 1 odalı dairenin kirasının ortalama net maaşa oranı %101,52.
Yani mesele sadece evlerin pahalı olması değil.
Mesele, konut maliyeti ile gelir arasındaki makasın açılması.
Peki sizce Türkiye’de konut piyasasının geleceğini belirleyecek şey ne olacak?
Faiz mi?
Kira mı?
Arz mı?
Yoksa gelir artışı mı?
#Archimade #İstanbul #Konut #Kira #Gayrimenkul #Emlak #KonutPiyasası #GayrimenkulPiyasası #KiraArtışı #İstanbulKiralık #EmlakHaberleri #GayrimenkulHaberleri #DeutscheBank #KonutKrizi #KonutFiyatları #KiraKrizi #GayrimenkulYatırımı #İstanbulGayrimenkul #PiyasanınNabzı #GayrimenkulVerisi



